Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesinde, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca imza edilecek sözleşmelerin şekil şartları düzenlenmiştir. Buna göre sözleşmelerin ve bilgilendirmelerin en az on iki punto büyüklüğünde, anlaşılabilir bir dilde, açık, sade ve okunabilir bir şekilde düzenlenebileceği ve bunların bir nüshasının tüketiciye teslim edileceği düzenlenmiştir.

Taksitle satış sözleşmeleri, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da mevcut tanımı ile; Taksitle satış sözleşmesi, satıcı veya sağlayıcının malın teslimi veya hizmetin ifasını üstlendiği, tüketicinin de bedeli kısım kısım ödediği sözleşmelerdir.

Yine kanunun aynı maddesinde sözleşme gereği kararlaştırılan koşulların tüketici aleyhine değiştirilemeyeceği de düzenlenmiştir. Taksitle satış sözleşmelerinde tüketicinin ediminin yani para ödeme borcunun sözleşme haricinde herhangi bir kıymetli evraka bağlanması durumunda taksit miktarlarını ihtiva eden ve taksit sayısınca evrak düzenlenmesi gerektiği düzenlenmiştir. Öyle ki Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4/5 maddesinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde kıymetli evrak düzenlenebileceği, aksi yönde tanzim edilen kıymetli evrakların tüketici yönünden bağlayıcı olmayacağı açıkça düzenlenmiştir.

Taksitle satış sözleşmelerinde, tüketicinin temerrüde düşmesi ve alacağın tamamının muaccel hale gelmesi yine belirli şartlara bağlanmıştır. Tüketici, taksitle satış sözleşmesi sonucu üzerine aldığı peyder pey ödeme yapma ediminin yalnızca bir parçasını yani taksitini geciktirdiğinde borcun tamamının talep edilebilir(muaccel) hale gelmesi mümkün değildir. Öncelikle sözleşmede hangi koşullarda alacağın tamamının muaccel olacağı konusunda bir belirleme yapılmış olması gerekmektedir. Satıcı ya da sağlayıcının, kalan borcun tamamını hangi koşullarda talep etme hakkı bulunduğunun sözleşmede açıkça belirlendiği durumlarda satıcı ve sağlayıcı bu hakkını kullanabilmesi için;

1) Kendi üzerine düşen edimi eksiksiz şekilde yerine getirmiş olması,

2) Tüketicinin,  kalan borcun en az onda birini oluşturan ve birbirini izleyen en az iki taksidi veya kalan borcun en az dörtte birini oluşturan bir taksidi ödemede temerrüde düşmesi hâlinde kullanılabilir.

3) Satıcı veya sağlayıcının bu hakkı kullanabilmesi için tüketiciye en az otuz gün süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması da yine 6502 Sayılı Kanun’un 19. maddesinde açıkça düzenlenmiştir.

Taksitle satış sözleşmesi ile üstlendiği edimi kıymetli evraka bağlanan tüketici, kanunda sayılan şartlara uygun şekilde düzenlenmemiş senetlerin ya da sair kıymetli evrakın geçersiz olduğunu ileri sürebilecek ve bu geçersiz kıymetli evraklara dayanılarak aleyhine açılan  icra takiplerinin iptalini sağlayabilecektir.

                                                                              A&A Hukuk Ve Danışmanlık