Türk Medeni Kanunu’ nun 165. maddesinde, eşlerden birinin akıl hastası olması durumunda diğer eşin bu sebebe dayanarak boşanma davası açabileceği düzenlenmiştir. Ancak bu sebebe dayalı olarak boşanma davası açabilmek için belirli şartların birlikte varlığı aranmaktadır. Akıl hastalığı sebebine dayalı olarak boşanma davası açacak eş açısından evlilik birliğinin çekilmez hale gelmiş olması ve hastalığın iyileşmesine olanak bulunmuyor olduğunun resmi sağlık kurulu raporu ile tespit edilmesi gerekmektedir.

Akıl hastalığının tanımı Türk Medeni Kanunu’ nda yapılmamakla birlikte Türk Medeni Kanunu’ nun 13. maddesinde  “Akıl hastaları, evlenmelerinde tıbbi sakınca bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla anlaşılmadıkça evlenemezler” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Bu halde akıl hastalığı kural olarak kesin evlenme engeli  olmakla birlikte bu engel akıl hastalığının her türünü kapsamamaktadır. Bu kapsamda akıl hastalığına sahip birinin, bu hastalığının evlilik için bir sakınca doğurmayacağı belgelendiği takdirde kişi evlenebilecektir. Kişinin akıl hastalığı ayırt etme gücünü sürekli şekilde ortadan kaldıracak düzeyde ise ve bu hastalık evlenme esnasında mevcut ise akıl hastalığı sebebi ile boşanma davası açılamayacaktır. Aşağıda açıklanacağı üzere sürekli şekilde ayırt etme gücünü etkileyen bir akıl hastalığına evlilik akdi kurulurken sahip olunması durumunda evlilik mutlak butlanla batıldır.Dolayısıyla evlenme engeli teşkil edecek ve ayırt etme gücünü sürekli şekilde ortadan kaldıracak derecede akıl hastalığına sahip eşe karşı açılması gereken dava boşanma davası değil, evliliğin mutlak butlan sebebiyle batıl olduğuna ilişkin bir dava olmalıdır.

Türk Medeni Kanunu’ nun 165. maddesinde boşanma sebebi olarak düzenlenmiş bulunan akıl hastalığı, kişinin ayırt etme gücünü sürekli şekilde etkilemeyen akıl hastalığıdır. Zira akıl hastalığı, kişinin ayırt etme gücünü sürekli şekilde ortadan kaldırıyor ise Türk Medeni Kanunu’ nun 125. maddesinde belirtildiği üzere kişi zaten evlenme ehliyetine sahip olmayacaktır.

Türk Medeni Kanunu’ nun 165. maddesine dayalı olarak açılacak boşanma davasında diğer eşin akıl hastalığına sahip olduğu ve evlilik birliğinin devamının kendisi açısından bu nedenle çekilmez hale geldiğini iddia ettiğinden bu boşanma sebebiyle birlikte genel boşanma sebebi olan Türk Medeni Kanunu’ nun 166. maddesine birlikte dayanamayacaktır. Çünkü Türk Medeni Kanunu’ nun 166. maddesine dayalı açılacak boşanma davaları kusur sebebine dayalı boşanma davaları olup, akıl hastalığına sahip bir kimsenin hareketleri iradi olmayacağından kendisine kusur izafe edilmesi de mümkün olmayacaktır. Dolayısıyla akıl hastalığı sebebine dayalı olarak açılacak boşanma davasında genel boşanma sebebi olan ‘evlilik birliğinin temelden sarsılması’ sebebine  birlikte dayanılması mümkün olmamakla birlikte, her iki boşanma sebebinin terditli şekilde ileri sürülmesi mümkündür.

                                                                                                    A&A

                                                                      Hukuk Ve Danışmanlık