4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesinde eşlerden biri tarafından boşanma veya ayrılık davası açıldığında hakim tarafından davanın devamı süresince gerekli olan tedbirlerin ve geçici önlemlerin re’sen alınabileceği düzenlenmiştir.
Bunun yanı sıra 6284 Sayılı Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunda hakim tarafından verilebilecek önleyici tedbir kararları başlığı altında 5/1/c bendinde; şiddet uygulayan kişinin Müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi tedbiri düzenlenmiş olup talep halinde bu tedbire aile mahkemesi hakimi tarafından hükmolunabilmektedir.
6284 Sayılı Kanun kapsamında lehine tedbir kararına hükmolunabilecek kişiler ‘şiddet mağduru’ olarak tanımlanmış ise de; aynı kanunda şiddetin ve şiddet mağdurunun tanımı geniş kapsamlı şekilde belirlenmiştir. Bu anlamda şiddet, ‘Kişinin, fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle veya acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfî engellenmesini de içeren, toplumsal, kamusal veya özel alanda meydana gelen fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranışı’ ifade etmektedir. Şiddet mağduru ise ‘ Bu Kanunda şiddet olarak tanımlanan tutum ve davranışlara doğrudan ya da dolaylı olarak maruz kalan veya kalma tehlikesi bulunan kişiyi ve şiddetten etkilenen veya etkilenme tehlikesi bulunan kişileri’ ifade etmektedir. Dolayısıyla mahkemece 6284 sayılı kanun kapsamında konut tahsisi tedbirine hükmolunması için salt fiziksel şiddetin varlığı aranmamaktadır. 6284 Sayılı Kanun kapsamında hükmolunan tedbir kararların temeli yukarıda da belirtildiği üzere 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 169. ve devamı maddelerinden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla bilhassa tarafların müşterek çocukları var ise onların mevcut düzenlerinin korunması adına konut tahsisi talepleri olumlu şekilde sonuçlanmaktadır.
6284 Sayılı Kanuna ilişkin uygulama yönetmeliğinde; Şiddet uygulayanın konuttan uzaklaştırılmasının uzaklaştırıldığı konutun kira, elektrik, su, telefon, doğalgaz ve benzeri giderlerini karşılamaya devam etmesine engel teşkil etmeyeceği düzenlenmiştir. Yine hükmolunan konut tahsisi tedbirinin sonuçsuz bırakılmaması adına, tahsis olunan konut kiralama sureti ile kullanılıyorsa; hakim tarafından kira sözleşmesinin feshedilmemesi yönünde de tedbir kararı verilebilir. Bu anlamda tahsis olunan konutun malik sıfatı ile kullanılmasına gerek bulunmamaktadır.
6284 Sayılı Kanun kapsamında hükmolunabilecek tedbir kararlarını ayrıntılı şekilde incelediğimiz diğer yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.