Kaç gram uyuşturucu ticaret suçu sayılır? Uyuşturucu miktarı, paketleme şekli, hassas terazi ve diğer deliller TCK 188 ile TCK 191 ayrımında nasıl değerlendirilir? Güncel Yargıtay kararlarıyla açıklıyoruz.

Uyuşturucu suçlarında en çok merak edilen sorulardan biri şudur:

Kaç gram uyuşturucu madde bulundurmak uyuşturucu ticareti suçu sayılır?

Örneğin 10 gram, 50 gram veya 100 gram uyuşturucu madde ele geçirildiğinde doğrudan TCK 188 kapsamında uyuşturucu madde ticareti suçundan mı işlem yapılır? Esrar, metamfetamin, kokain veya sentetik uyuşturucular bakımından belirlenmiş kesin bir “kullanım sınırı” var mıdır?

Bu soruya verilecek en önemli cevap şudur:

Türk Ceza Kanunu’nda, belirli bir gramın üzerindeki uyuşturucu maddenin doğrudan uyuşturucu ticareti sayılacağına ilişkin sabit bir miktar sınırı bulunmamaktadır.

Uyuşturucu maddenin miktarı son derece önemli bir delil olmakla birlikte, tek başına miktara bakılarak kişinin uyuşturucu ticareti yaptığı sonucuna varılması her olayda mümkün değildir.

TCK m.188 kapsamında uyuşturucu madde ticareti ile TCK m.191 kapsamında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma arasındaki ayrım yapılırken uyuşturucunun miktarının yanı sıra;

  • Uyuşturucu maddenin paketlenme biçimi,
  • Maddenin nerede ve nasıl saklandığı,
  • Kişinin uyuşturucu kullanıcısı olup olmadığı,
  • Hassas terazi bulunup bulunmadığı,
  • Boş kilitli poşet veya paketleme malzemelerinin varlığı,
  • Uyuşturucu satışından elde edildiği düşünülen para,
  • Alıcı beyanları,
  • Fiziki takip tutanakları,
  • Telefon ve mesaj içerikleri,
  • İhbarın niteliği,
  • Maddenin ele geçiriliş biçimi

gibi birçok unsur birlikte değerlendirilir.

Dolayısıyla asıl soru yalnızca “Kaç gram uyuşturucu bulundu?” değil;

“Uyuşturucu hangi amaçla bulunduruluyordu?” sorusudur.

TCK 188 Nedir? Uyuşturucu Madde Ticareti Suçu

Türk Ceza Kanunu’nun 188. maddesi uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunu düzenlemektedir.

TCK m.188 kapsamında uyuşturucu veya uyarıcı maddenin satılması, satışa arz edilmesi, başkasına verilmesi, sevk edilmesi, nakledilmesi, depolanması, satın alınması, kabul edilmesi veya bulundurulması, maddede belirtilen koşulların gerçekleşmesi hâlinde uyuşturucu madde ticareti suçunu oluşturabilir.

Buradaki kritik nokta şudur:

Bir kişinin üzerinde veya evinde uyuşturucu madde bulunması, tek başına o kişinin uyuşturucu ticareti yaptığı anlamına gelmez.

Çünkü uyuşturucu madde aynı zamanda kişinin kendi kullanımı amacıyla da bulunduruluyor olabilir.

Bu durumda gündeme TCK m.191 gelir.

TCK 191 Nedir? Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurma

TCK m.191, uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi kullanmak amacıyla satın alan, kabul eden, bulunduran veya uyuşturucu ya da uyarıcı madde kullanan kişilere ilişkin düzenlemeyi içermektedir.

Bu nedenle uyuşturucu madde ele geçirilen bir dosyada en önemli hukuki tartışmalardan biri şudur:

Sanık uyuşturucu maddeyi kullanmak amacıyla mı bulunduruyordu, yoksa başkalarına satmak veya vermek amacıyla mı?

Bu ayrım son derece önemlidir. Çünkü TCK m.188 kapsamında uyuşturucu madde ticareti suçu ile TCK m.191 kapsamındaki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu arasında uygulanacak ceza ve hukuki sonuçlar bakımından çok ciddi farklılıklar bulunmaktadır.

Uyuşturucu Ticareti Kaç Gramdan Başlar?

İnternette sıklıkla;

“20 gramın üzeri ticarettir.”

“100 gram esrar ticaret sayılır.”

“5 gram metamfetamin kullanım sınırıdır.”

gibi kesin ifadelerle karşılaşılmaktadır.

Ancak hukuken bu şekilde bütün dosyalara uygulanabilecek tek ve kesin bir gram sınırı bulunmamaktadır.

Örneğin bir kişinin üzerinde yüksek miktarda uyuşturucu madde bulunması ticaret kastı bakımından önemli bir gösterge olabilir. Ancak olayın diğer özellikleri kişinin bu maddeyi kişisel kullanım amacıyla bulundurduğunu destekliyorsa yalnızca miktardan hareketle uyuşturucu ticareti sonucuna ulaşılması tartışmalı hâle gelebilir.

Bunun tam tersi de mümkündür.

Ele geçirilen uyuşturucu miktarı çok yüksek olmayabilir; ancak uyuşturucunun çok sayıda küçük paket hâlinde satışa hazır bulunması, yanında hassas terazi ve çok sayıda boş poşet ele geçirilmesi, alıcı beyanlarının veya satışa ilişkin başka delillerin bulunması hâlinde uyuşturucu madde ticareti değerlendirmesi yapılabilir.

Bu nedenle;

“Az miktar = kesinlikle kullanım”

veya

“Çok miktar = kesinlikle ticaret”

şeklinde otomatik bir denklem kurmak doğru değildir.

Yargıtay 2026: 215 Adet Hap Bulunması Tek Başına Ticaret İçin Yeterli Görülmedi

Bu konuda oldukça dikkat çekici güncel bir karar Yargıtay 10. Ceza Dairesi tarafından verilmiştir.

Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 09.02.2026 tarihli, 2026/1471 Esas ve 2026/1272 Karar sayılı kararında sanığın ikametinde 215 adet metamfetamin, amfetamin ve farklı etken maddeler içeren hap ele geçirilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, ele geçirilen hapların kişisel kullanım sınırlarının üzerinde olduğunu ve sanığın telefonunda uyuşturucu maddelerle ilişkilendirilen konuşmalar bulunduğunu ileri sürerek uyuşturucu ticareti suçundan verilen mahkûmiyetin korunması gerektiğini savunmuştur.

Ancak Yargıtay 10. Ceza Dairesi farklı bir değerlendirme yapmıştır.

Daire; telefon konuşmalarının olaydan yaklaşık bir buçuk ay önce gerçekleşmesini, görüşmenin uyuşturucu ticaretine ilişkin somut bir içerik taşımamasını, uyuşturucu maddelerin miktarını, ele geçiriliş biçimini ve dosyadaki diğer delilleri birlikte değerlendirmiştir.

Sonuç olarak sanığın uyuşturucu maddeleri üçüncü kişilere satmak veya vermek amacıyla bulundurduğuna ilişkin mahkûmiyete yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı değerlendirilmiş ve eylemin TCK m.191 kapsamında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu belirtilmiştir.

Bu karar önemli bir hususu açıkça göstermektedir:

Uyuşturucunun miktarı yüksek görünse bile suçun niteliği yalnızca sayısal miktar üzerinden belirlenmemektedir.

Yargıtay 2026: 11 Fişek Esrar ve Olayın Diğer Özellikleri Birlikte Değerlendirildi

Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 12.02.2026 tarihli, 2021/7258 Esas ve 2026/1551 Karar sayılı kararında ise farklı bir tablo bulunmaktadır.

Somut olayda sanığın uyuşturucu ticareti yaptığına ilişkin bir ihbar bulunmaktadır. Kolluk görevlilerinin durdurmak istediği araç kaçmış; daha sonra sanığın aracın kapısını açarak yere şeffaf bir poşet attığının görüldüğü belirtilmiştir.

Söz konusu poşette 11 fişek hâlinde esrar ele geçirilmiştir.

Yargıtay;

  • İhbarın niteliğini,
  • Uyuşturucunun ele geçirildiği yeri,
  • Ele geçiriliş biçimini,
  • Paket sayısını,
  • Olay tutanağını düzenleyen görevlilerin beyanlarını

birlikte değerlendirmiş ve eylemin uyuşturucu madde ticareti suçunu oluşturduğu sonucuna varmıştır.

Bu karar ile yukarıdaki 215 hap kararını birlikte değerlendirdiğimizde önemli bir sonuç ortaya çıkmaktadır:

Uyuşturucu suçlarında miktar tek başına değil, olayın bütün delil yapısı içerisinde anlam kazanmaktadır.

Sonuç: “Kaç Gram Uyuşturucu Ticaret Sayılır?” Sorusunun Tek Bir Sayısal Cevabı Yoktur

Uyuşturucu madde ticareti suçlarında en önemli yanlışlardan biri, TCK 188 ile TCK 191 arasındaki ayrımın yalnızca ele geçirilen uyuşturucunun gramına göre yapıldığının düşünülmesidir.

Kanunda “şu gramın üzeri uyuşturucu ticaretidir” şeklinde genel ve sabit bir sınır bulunmamaktadır.

Uyuşturucunun miktarı kuşkusuz önemlidir ancak tek başına belirleyici değildir.

Uyuşturucu maddenin;

  • miktarı,
  • Türü,
  • Paketlenme biçimi,
  • Ele geçirildiği yer,
  • Saklanma şekli,
  • Hassas terazi veya paketleme malzemeleriyle birlikte bulunması

ve dosyadaki;

  • Alıcı beyanları,
  • Fiziki takip,
  • Mesajlar,
  • Telefon görüşmeleri,
  • İhbarlar,
  • Para hareketleri

birlikte değerlendirilmelidir.

Yargıtay’ın güncel kararlarında da görüldüğü üzere, yüksek miktarda uyuşturucu bulunması her durumda TCK 188 sonucunu doğurmadığı gibi, düşük miktarda uyuşturucu bulunması da her durumda TCK 191 uygulanacağı anlamına gelmemektedir.

Belirleyici olan, uyuşturucunun kullanmak amacıyla mı yoksa satmak veya başkasına vermek amacıyla mı bulundurulduğunun somut ve hukuka uygun delillerle ortaya konulmasıdır.

Bu nedenle uyuşturucu suçlarına ilişkin dosyalarda suç vasfının belirlenmesi sırasında yalnızca uyuşturucu miktarına değil, dosyadaki delillerin tamamına ve bu deliller arasındaki ilişkiye bakılması gerekir.

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Uyuşturucu suçlarında suç vasfı, her dosyanın kendi maddi olayları ve delil durumu dikkate alınarak değerlendirilmelidir.

 A&A Hukuk ve Danışmanlık

Av. Ali AYGÜN