Covid-19 Kapsamında Alınan Tedbirlerin Özel Okul Ücretlerine Etkisi

Covid-19 salgını tüm dünyada olduğu gibi maalesef ülkemizde de ölümlere sebep olan bir salgın hastalık olarak insan hayatını olumsuz etkilemektedir. Virüsten korunmak amacıyla evlerimizde kendimizi karantinaya alarak korumaya çalıştığımız bu günlerde gündelik hayatımıza da eskiden olduğu gibi devam edemiyoruz. Bu süreçte özellikle okulların örgün eğitime, uzaktan eğitim olarak devam ediyor olması, özel öğretim kurumları ile kurulan sözleşmelerin akıbetinin ne olacağı sorunu akıllara getiriyor. Bu yazımızda covid-19 kapsamında alınan önlemlerin Özel Okul ve Vakıf Üniversiteleri ile kurulan sözleşmelere etkisini açıklamaya çalışacağız.

Sözleşmenin Niteliği:

     Özel Okul ya da Vakıf Üniversitesi olması fark etmeksizin, özel eğitim kurumları ile kurulan sözleşmelerden doğan borçların ifası ve hizmetin eksiksiz verilmesi gibi durumlardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda özel hukuk hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 2. Maddesinde her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar. hükmü yer almaktadır. Aynı kanunun 3. maddesinde yer alan tanımlar kısmında, Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi’ Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,’ Tüketici işlemi Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi denilerek. Tüketici, sağlayıcı ve tüketici işleminin tanımları yapılmıştır. Kanunda yapılan tanımlamalar ve kanun kapsamının belirlendiği 2. maddesi birlikte değerlendirildiğinde görüleceği üzere özel okullar ya da vakıf üniversiteleri ile tüketici arasında kurulan sözleşme, tüketici işlemi vasfını haizdir. Bu sebeple 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uygulama alanı bulacaktır. Uygulanacak Hükümler:

Özel öğretim kurumlarına ödenen ücretler, bu kurumların sunduğu birçok hizmetin birlikte sağlanması karşılığında ödenir. Örneğin; Çeşitli derslerin eğitiminin verilmesi, kurumun spor salonu, kütüphane gibi sosyal olanaklarından yararlanabilme, sunulan hizmetlerden bazılarıdır. Okula kayıt yaptırılan öğrenci ya da velisinin, okula ücret ödeme borcu bu hizmet borcunun ifasının karşılığıdır. Ancak Pandemi sebebiyle alınan tedbirler kapsamında uzaktan eğitime geçilmiş olması, yukarıda örneklendirdiğimiz hizmetlerin pek çoğunun ifasını imkansızlaştırmıştır.

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Borçların ve Borç İlişkilerinin Sona Ermesi” başlıklı üçüncü bölümünde “İfa imkânsızlığı” kavramı hüküm altına alınmıştır. Anılan Kanunun 136. maddesinde; “Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erer. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder.” düzenlemesine yer verilmiştir. Borcun ifasının kısmen imkânsız hale gelmesi durumunda ise; “Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle kısmen imkânsızlaşırsa borçlu, borcunun sadece imkânsızlaşan kısmından kurtulur. ‘’Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, bir tarafın borcu kısmen imkânsızlaşır ve alacaklı kısmi ifaya razı olursa, karşı edim de o oranda ifa edilir.”düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayın her sözleşme açısından farklı durumlara sebep olacağı göz önünde bulundurularak, İfanın tam imkânsızlık ya da kısmı imkânsızlık mı olduğu da gözetilmelidir. Örneğin lise ve dengi okullarda uzaktan eğitim hizmeti verildiğinden eğitim verme borcunun yerine getirilebilmektedir. Yani burada kısmi ifa imkansızlığından söz edilebilir. Bu sebeple ancak eğitim verme borcu dışında kalan hizmetlerin bedelinin iadesi talep edilebilecektir. Ancak örneğin anaokulu düzeyinde eğitim veren özel öğretim kurumlarının uzaktan online eğitim vermesi pek mümkün olmadığından tam ifa imkansızlığı vardır ve ödenen ücretin tamamının iadesi gerekmektedir. Bu minvalde ifa edilebilirliğin durumuna göre sözleşme fesih edilebilir, bedelden indirim talep edilebilir ya da henüz ödeme yapılmamış ise ifa edilen kısımla ilgili olarak hakkaniyete uygun bir indirim yapılarak ödeme edimi de aynen hizmet ediminin ifasında olduğu gibi kısmi olarak ifa edilebilir. İndirim oranı hakkında tarafların anlaşması çok uygulanabilir olmayacağından sonuç çok büyük ihtimalle yargıda çözüme kavuşacaktır. ” Borçlar Kanunu’nun yanı sıra sözleşmenin niteliği incelenirken de değindiğimiz gibi Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un tüketicilere sağladığı haklardan yararlanmamız da mümkündür. Hatta somut olayda Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu’nun hükümlerinden yararlanmanın bazı şartlar altında daha lehe olduğu kanaatindeyiz.

 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 13. maddesinde ayıplı hizmet ‘Ayıplı hizmet, sözleşmede belirlenen süre içinde başlamaması veya taraflarca kararlaştırılmış olan ve objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan hizmettir. (2) Hizmet sağlayıcısı tarafından bildirilen, internet portalında veya reklam ve ilanlarında yer alan özellikleri taşımayan ya da yararlanma amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren hizmetler ayıplıdır şeklinde tanımlanmıştır.

 Aynı kanunun 14. Maddesinde ise ‘Sağlayıcı, hizmeti sözleşmeye uygun olarak ifa etmekle yükümlüdür.’ denilerek Sağlayıcının (Konumuz itibariyle Özel okul ya da vakıf üniversitesi) hizmeti ifası kusursuz sorumluluk hali olarak düzenlenmiştir. Yani sağlayıcı kusuru olmasa dahi hizmet ifasını eksiksiz yapmak zorundadır. Şayet yapamaz ise tüketici kanundan doğan bazı haklarını kullanabilecektir. Bu haklar aynı kanunun 15. maddesinde tüketicinin seçimlik hakları başlığı altında düzenlemiştir. ‘Hizmetin ayıplı ifa edildiği durumlarda tüketici, hizmetin yeniden görülmesi, hizmet sonucu ortaya çıkan eserin ücretsiz onarımı, ayıp oranında bedelden indirim veya sözleşmeden dönme haklarından birini sağlayıcıya karşı kullanmakta serbesttir. Sağlayıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür düzenlemesi karşısında tüketici ayıp oranında bedelden indirim isteyebileceği gibi sözleşmeden de dönebilecektir. Covid-19 salgını sebebiyle devlet tarafından zorunlu olarak getirilen düzenlemelerle kapatılan özel öğretim kurumlarının eğitim ücretlerinin, sağlayamadıkları hizmetlerle orantılı olarak, şayet hiçbir hizmet sağlanamamışsa ödenen ücretin tamamının iadesi talep edilebilir. Özel öğretim kurumları tarafından örgün eğitimin gerçekleştirildiği sırada verilen eğitim dışındaki hizmetler olan yemek, servis ücreti gibi verilmeyen hizmetlere ilişkin diğer ücretlerin tamamının iade edilmesi gerekmektedir. Henüz ödenmemiş olması durumunda ise eğitim kurumu tarafından bu ücretlerin talep edilmesi de hukuken mümkün değildir.

Av. Ali AYGÜN