Covid-19 Salgını İle İcra İşlemlerinin Durdurulması
Başta ülkemizde olmak üzere tüm dünyada etkisini gösteren Covid-19 virüs salgın hastalığının yayılmasını önlemek amacıyla 22 Mart 2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2279 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 30 Nisan 2020 tarihine kadar nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere yurt genelinde yürütülmekte olan tüm icra ve iflas takiplerinin durdurulmasına ve bu çerçevede taraf ve takip işlemlerinin yapılmamasına, yeni icra ve iflas taleplerinin alınmamasına ve ihtiyati haciz kararlarının icra ve infaz edilmemesine karar verilmiştir.
Pandeminin devam etmesi alınan tedbirlerin süresini uzatmayı gerekli kıldığından, 30 Nisan 2020 Tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2480 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’yla mevcut ‘’Durma Süresi’’ 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu’nda öngörülen zorunlu idari başvuru yoluna ilişkin süreler hariç olmak üzere 01.05.2020 tarihinden 15.06.2020 tarihine kadar (bu tarihler de dahil olacak şekilde) uzatılmıştır.
2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun İcra takiplerinin durdurulması halleri’ başlıklı 330. maddesi ‘’Salgın hastalık, umumi bir musibet veya harb halinde Cumhurbaşkanı karariyle memleketin bir kısmında veya bazı iktisadi zümreler lehine muayyen bir müddet için icra takipleri durdurulabilir.’’ şeklinde düzenlenmiştir. İcra ve İflas Kanunu’nun 330. maddesi kapsamında yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı uyarınca kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih olan 22 Mart 2020 tarihi ile 2480 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nda belirlenmiş olan 15 Haziran 2020 tarihi arasında yapılabilecek ve yapılamayacak iş ve işlemler bu yazımızda değerlendirilmiştir. 15 Haziran 2020 tarihine kadar devam edecek olan Durma Süresi’nin İcra İşlemlerine Etkisi başlıklı yazımıza başlarken öncelikle Taraf İşlemi ve Takip İşlemi kavramlarının tanımı üzerinde duracağız; Taraf İşlemi takip prosedürü içinde tarafların yaptıkları ve icra takip işlemlerinin yapılmasını sağlamaya yönelik işlemlerdir. Takip İşlemi (İcra Takip İşlemi) ise icra organları tarafından borçluya karşı yapılan ve cebrî icranın ilerlemesini sağlayan nitelikteki işlemler olarak tanımlanmaktadır. 2279 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nda açıkça belirtildiği üzere tüm Taraf ve Takip İşlemleri belirli süre ile durdurulduğundan yeni taraf takip işleminde bulunulamayacak ve yeni icra takip işlemi uygulanamayacaktır. Ayrıca Cumhurbaşkanı kararı yayınlanmadan evvel talep olunan ancak gereği yerine getirilmemiş olan taraf takip işlemleri ile icra takip işlemleri de kararda belirlenen 15 Haziran 2020 tarihine kadar duracaktır. Ancak Cumhurbaşkanı Kararı’nda ‘’Nafaka Alacaklarına’’ ilişkin istisna düzenlendiğinden karar yayımlanmadan evvel açılmış bulunan nafaka icra takipleri, icra takip dosyası kapsamında yapılan taraf ve takip işlemleri ile kararın yayımlanma tarihinden sonra açılacak nafaka icra takipleri ile yapılacak taraf ve takip işlemleri açısından herhangi bir kısıtlama bulunmamaktadır. Örneğin nafaka borçlusunun çalışmakta olduğu kurum, kuruluş veyahut işyerinden almakta olduğu maaş alacağı ya da ücret alacağı üzerine konulan haciz devam etmekle birlikte borçlunun maaş ya da ücret alacaklarından yasal sınırlar dahilinde yapılan kesintiler icra dosyasına ödenmeye devam edilecektir.
Yine 2279 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı yayımlanmadan evvel mahkeme tarafından nafaka alacağına ilişkin kurulan ara kararlar veyahut asıl hükümle birlikte hükmolunan nafaka alacakları için icra takibi açılabilecek ya da açılmış bulunan icra takiplerinde takibin devamını sağlamaya yönelik işlemler yapılabilecektir. Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen nafaka kurumunun ruhuna uygun şekilde davranılarak Cumhurbaşkanı Kararı’nda nafaka alacaklarının istisna olarak belirlenmesini doğru bulduğumuzu belirtmek isteriz.
22 Mart 2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2279 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ve 30 Nisan 2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2480 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında durdurulmasına karar verilen taraf ve takip işlemlerinde 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu uyarınca işleyecek süreler kararın yayımlandığı tarih itibari ile durmuş olup taraflar herhangi bir hak kaybına uğramayacaktır.
Av.Aybala ZİNGİR ÖNAL